ÇOCUK MERKEZLİ OYUN TERAPİSİNDE ÇOCUK HİLE YAPARSA…

ÇOCUK MERKEZLİ OYUN TERAPİSİNDE ÇOCUK HİLE YAPARSA…

Filiz ÇETİN, Uzm. Psikolojik Danışman

Filial Oyun Terapisti ve Eğitmeni

Çoğu zaman çocukların oyun oynarken hile yaptıklarını gözlemleriz. Oyun terapisinde de bu durumla karşılaşmak şaşırtıcı değildir. Çocukların iç mücadelesini yansıtan yaratıcı bir tutumdur. Özellikle okulöncesi dönemdeki çocuklar içinde bulundukları gelişim döneminin özelliği olarak kuralları takip etmekte zorlanabilir ya da kaybetmeyi tolere etmekte sıkıntı yaşarlar. Daha büyük çocuklarsa yapılandırılmış oyunlarda kuralları takip edecek sosyal becerilere ve özgüvene sahip olmayabilir. Bazen kuralların olmadığı evlerde büyüyen çocukların kaybetmeye toleranslarının olmadıklarını görüyoruz.

  Bir çocuğun nasıl hile yaptığı önemlidir. Bazen yalnızca oyun odasındaki ortamı test etmek için denerler : “Gerçekten bu oyun odasında her istediğimi yapabilecek miyim? Ne zaman bana sınır koyacak?” gibi düşünceler içinde olabilirler. Bazı çocuklar aşırı manipülatif olup ortamı tamamen kendi istedikleri gibi kontrol etmeye çalışırlar, bazıları ise hayal kırıklığına uğradıkları zaman daha fazla hile yapma ihtiyacı duyarlar. Bazen yalnızca karşı gelmenin heyecanı içinde de aldatmayı tercih ederler.

  Çocukların nasıl hile yaptıklarını izleyerek tolerans durumları, sorun çözme yöntemleri, karakter gelişimleri ve başaçıkma yöntemleri hakkında bilgi edinebiliriz. Sınır konulmamış ve her istediği yapılmış ya da yoğun bir şekilde karşı gelme davranışları gösteren bir çocuk açık şekilde hile yapabilir, oyunu istediği gibi yönlendirir  ve suçluluk hissetmez. Daha bağımlı yapıda bir çocuksa zorlandığı her noktada aldatmacaya başvurabilir, kaybetme olasılığını göze almak istemez.

  Ancak her çocuk oyunda aldatmayı seçmeyebilir. Katı kuralcı ailelerde büyüyen çocukların korku ve kaygıyla oyunlarda hiçbir aldatmacaya başvurmadığını görebiliriz. Bu tutum olgunlaşma ve yeterli özgüvenle de bağlantılıdır. Bazı çocuklar gerçekten hile yapamazlar. Katı şekilde kurallara bağlı olan, yalnızca oyuna odaklanan, bunun dışında herhangi bir diyaloğa ya da ilişkiye girmeyen çocukların tutumları da bize çocuk hakkında bilgi verebilir. Oyundaki bu katı tutumlarını izleyerek hayatta stresle ve çatışma durumlarıyla nasıl başa çıktıkları hakkında düşünebiliriz.

Çoğu zaman oyunlarda çocuklar hile yapmak isterler çünkü ‘kazanma’ya ve ‘özgüven’e ve ‘kontrol’ hissine ihtiyaç duyarlar.

Çocuk merkezli oyun terapisinde çocuklar oyunlarda yaptıkları hilelerle yüzleştirilmez. Bu noktada birçok anne babanın ‘Ama hatasını söylemezsek arkadaşlarıyla da bu şekilde oynayabilir ve oyunlarda dışlanabilir’ ya da ‘Kaybetmeyi de öğrenmesi gerekir, hep kazanamaz ki…’ şeklinde endişelerini ifade ettiklerini biliyorum ve katılıyorum. Çocuklarımızın aldatma ve hile yaparak isteklerine ulaşmasını istemiyoruz.  Ancak terapide çocuğu bu durumla yüzleştirmemenin ve aldatma sırasında müdahele etmemenin birkaç nedeni var:

-        Bazı çocuklar hile yapmaya ‘ihtiyaç’ duyarlar. İç dünyalarında karşılanmamış ihtiyaçlarını oyunlarda üstünlük sağlayarak, kazanarak sağlamaya çalışırlar. Örneğin gerçek hayatta sıklıkla haksızlığa ve yenilgiye uğrayan bir çocuk oyun terapisinde oyunun kurallarını istediği gibi değiştirerek oyunu kazanmak için farklı yollar geliştirebilir. Açıkcası bu durum çocuk için iyileştiricidir. Örneğin bazı çocuklar oyun sırasında  açık şekilde terapistten yenilmesini isteyebilir: ‘Sen şimdi kılıcını düşür’, ‘Olmadı, bir daha zar at’, ‘Daha uzaktan ok at, ben yakından atıcam’ gibi…

Terapistin kabul edici ve empatik tutumuyla çocuk iç dünyasında güçlenir. Burada terapist çocuğun performansına, kaç puan aldığına, kazanmasına ya da kaybetmesine odaklanmaz. Ancak çocuğun oyun sırasında yaşadığı deneyime, verdiği tepkilere odaklanır ve bunlarla ilgili yansıtmalar yapar. Çocuğu sınırlamak ya da bu durumla ilgili yüzleştirmek yerine bu davranışın altında yatan motivasyonu anlamaya çalışır ve empatik davranır:

Örneğin dart oynarken…

(Çocuk attığı ikinci oku da kaçırınca daha yakından atmaya başlar)

 Terapist: Okun hedefe gitmesini istiyorsun. Şimdi daha yakından atmaya karar verdin.

Çocuk: (Sonunda atmayı başarır). Heyy! Attım!

Terapist: Evet atabildiğine çok sevindin!

Çocuk: Şimdi sıra sende. Ama buradan at (Hedeften daha uzak bir yeri gösterir)

Terapist: Benim daha uzaktan atmamı istiyorsun…

Terapist hedefi tutturamaz.

Çocuk: (Gülümseyerek) Atamadın! Ben kazandım!

Terapist: Birinci olmak çok hoşuna gitti.

-        Çocuklar terapide ilerleme gösterdikçe ve terapiste güvendikçe oyunlardaki aldatıcı davranışlarda azalma gözlemlenir. Arkadaş  ilişkilerinde sıkıntı yaşayan çocuklar oyunda sergiledikleri davranışların ilişkilerini nasıl etkilediklerini düşünmeye ihtiyaç duyarlar. Terapide terapiste olan güven arttıkça oyunlarda yenilmeye karşı toleransları da artar. Dolayısıyla terapist terapinin ilerleyen zamanlarında oyunlarda yenerek çocuğun kaybetme durumuyla başaçıkmasında yardımcı olur. Bazen yenme bazen yenilme tutumu içinde kalır. Çocuğun terapide artan özgüveni terapi odasının dışında da oyunlarda kaybetmeyi kabul ederek sağlıklı başa çıkma yolları ile kendini gösterir.